24 Şubat 2013 Pazar 8 yorum

Şok! Nil Rüzgar Oldu!

Bugün duyduğum ve şoklardan şoklara girdiğim bir haber. Yüzüne çok aşina olduğum bıcır bıcır güzel bir kızdı. Şimdi baby face bir erkek. Nil Erkoçlar operasyonlarla Rüzgar Erkoçlar oldu. Kadın bedeninde yaşaması çok güçmüş ki böyle bir karar almış. Yoksa kendini bu kadar iyi hissettiğini gösterdiği bir röportajla karşılaşmazdık...

Bakın ne diyor:
Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim. O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, “Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum. İçimde bitmeyen bir savaş vardı, ruhumla bedenim arasında...

Röpörtajı Hürriyet'ten Ayşe Arman yapmış. Buradan ulaşabilirsiniz. Kesinlikle yargılanacak bir durum değil ama umarım sağlık problemi yaşamaz. Artık ciddi bir risk altında. Ve yine umarım bu durum psikolojisinin daha fazla bozulmasına neden olmaz ve kötü kararlar almaz. Bu değişimiyle de oyunculuğunu sürdürebileceğine inanıyorum. Umarım içinde yaşattıklarını doya doya yaşar ve Rüzgar bedeninde mutlu olur.

Siz ne düşünüyorsunuz?

0 yorum

Günün Kombini "2"




0 yorum

Django!

Tarantino'nun son eseri Django Unchained, ne yazık ki Türkiye'de Zincirsiz kullanılıyor ve bana kalırsa Django çok daha iyi olurdu, bu yıl izlediğim en iyi film diyebilirim. Bütün oyuncular mükemmel. Nasıl bir zevkle izlediğimi anlatamam, belki de tarz meselesi, kimilerine göre çok sıradan gelebilecek olaylar zinciri olabilecekken ben soluksuz ve çok eğlenerek izledim. Özellikle başlangıçtaki müzikler beni bir güzel havaya sokmuşken muhteşem iki oyuncu da güzel başlangıcı sürdürdü. Filmde başrol Django olmasına rağmen beni etkileyen karakter dişçi görünümlü avcı Dr. King Schultz (Christoph Waltz) oldu. Bir önceki Beasts of Southern Wilde'ın sıkıcılığından sonra, Açlık oyunlarından beri en akıcı bulduğum filmdi. Anlatmam, kalkmadan mutlaka gidin izleyin. :) Filmden kareler...








0 yorum

Tarihsel Kapitalizm

Akademi amaçlı sorumlu tutulduğum bu kitap özel ilgi alanı olmayanlar için de oldukça iyi bir kitap. Wallerstein kapitalizmin gelişim ve metalaşma sürecini farklı noktalara değinerek geniş kapsamlı olarak açıklıyor ve yorumluyor. İşgücünün, devletin ve diğer paydaşların kapitalizmle nasıl paslaştığını, merkez ve çevre ülkeler arasındaki eşitsiz değiş tokuşun yakınsamaya nasıl ihtimal vermediğini, diğer sol akımın ideolojik diretmelerine kıyasla çok daha akılcı ve mantıklı şekilde sunuyor. Kapitalizmin en önemli aktörlerinden biri olan proleterleşmenin kapitalizm için nasıl bir paradoks oluşturabildiğini de görüyoruz. Akademi yanında dünya bakışınızı genişletebileceğiniz bir kitap. Ve dahası... Okuyuculuğunuzda Twilight serisinin dışına çıkabiliteniz varsa okumanızı öneririm.
Kapağın felsefesi ne kadar etkileyici değil mi?
19 Şubat 2013 Salı 0 yorum

Çamaşır Derdine Yeni Çözüm!



Elektriğe gelen zamların ardından enerji tasarrufu, üzerinde daha çok durulan bir konu haline geldi. İnsanlar, tasarruflu lambalar kullanmaya ve A enerji sınıfı beyaz eşyalar almaya özen gösterir oldu.

Tabii elektrikten tasarruf etmenin başka yolları da var. Gece 10'dan sabah 6'ya kadar elektrik %40 daha ucuz. Doğal olarak çoğu insan çamaşır makinesini bu saatlerde çalıştırmaya gayret ediyor. Ama çamaşırları saat 10'dan sonra yıkamanın da ayrı bir zorluğu var: Çamaşırları beklerken gece geç yatmak! Asma işini sabaha bırakmak da ayrı bir dert. Çünkü çamaşırlar çok kırışmış oluyor.

Neyse ki Vestel Kurutmalı Çamaşır Makinesi, bu dertlere yepyeni çözümler getiriyor. Eco Time Modu sayesinde siz istediğiniz zaman başlat tuşuna basıyorsunuz, Vestel Kurutmalı Çamaşır Makinesi, çamaşırlarınızı otomatik olarak elektriğin daha ucuz olduğu gece saatlerinde yıkıyor. Sonra da kurutuyor. Böylelikle çamaşırların ıslak kalması, kokması ve aşırı kırışması gibi sorunlar da tarihe karışıyor.

Vestel Kurutmalı Çamaşır Makinesi ile hâlâ tanışmadıysanız, hemen tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir. vestel kcm
9 Şubat 2013 Cumartesi 0 yorum

Günün Kombini "1"

Zorlamış olmadan şık gözükülebileceğini düşündüğüm, gün içinde veya akşam kullanılabilecek bir kombin. Beğendiniz mi?


0 yorum

Kılıç Yarası Gibi

Daha önce çok küçük yaşımda "En Uzun Gece"sini okuduğum Ahmet Altan gerçekten iyi yazıyor. Basit cümlelerle nasıl oluyor da o karakterleri çizebiliyor, insanı bu denli romanın içine alabiliyor anlamak güç. Bu konuda gerçekten başarılı. "Kılıç Yarası Gibi" ise mutlaka adı gibi iz bırakacak bir kitap. Tarihte ezberlediğimiz şeylerin bir kesitinin içinden geçiyoruz okurken. Herkes kendinden bir şey bulabilir. Müthiş karakter analizleri bizi tanımaya ve üzerinde düşünmeye değer bambaşka insanlarla tanıştırıyor.  

20. yüzyılın son demlerindeki hareketliliği subaylar, paşalar, padişah, din adamları ve kadınlar üzerinden görüyoruz. İttihat ve Terakki'nin kuruluşuna ayrı karakterlerin analizi ile birlikte belgesel tadında şahit oluyoruz. Hürriyet gayesi, Türkçülük ilkesi, saraya çalışan jurnaller, güç gösterileri... Her biri ayrı birilerini ayrı şekilde yoldan çıkarıyor. Yoldan çıkışların hikayesi... İçtenlikle önerebileceğim bir kitap. İyi okumalar...
2 Şubat 2013 Cumartesi 6 yorum

Bir Oriflame Varmış Nasılmış


Ocak ayında Oriflame klasik 1 TL ücretli üyelik dönemine girmiş. Ben de 25 TL'yi üyelik bedeli olarak vermek istemeyeceğimden bu zamanı değerlendirerek Oriflame ürünlerini denemek istedim. Hepsi hakkında fikirlerimi söylemeyi umuyorum. Soldan sağa:
1. Pure skin clarifying scrub+purifying mask
2. Very me ikili far
3. Smooth definer black asansör göz kalemi
4. Very me black out maskara
5. Very me eyeliner
6. Pure skin face toner
7. Pure nature yağlı ciltler için yüz kremi
8. Optimals oxygen boost yüz spreyi
9. Optimals oxygen boost 30 faktör gündüz yüz kremi
10. Tender care lip balm
11. Conceal (kapatıcı) kit
12. Pure nature yağlı ciltler için sabun

0 yorum

Golden Rose Oje No: 103